14 Kasım 2010 Pazar

PARANTEZ

Esra kaldı, hayat değişti yine.. bir parantez açıldı esra içine düştü.ne zaman açıldığını bile unuttu, parantezin içinde durdu, ilerleyemedi, devam edemedi, aynı olamadı. anladı ki yalnız,. kabul etti.
kafasını kaldırdı, emre nişancı'yı gördü. emre, fulya uçanol'u getirdi.sonra fulya ve emre, esra tek başına birşeyler anlamaya çalışırken, her yeri müzikle doldurdular.sonra mehmet erkmen geldi esrayı kameraya çekti, esra kendini gördü, anlatmaya başladı. sonra anlaşılacak diye çekindi, "ya içim görünürse" dedi.. sonra heyecanlandı ve hala parantezin içinde olduğunu farketti, çıkmaya karar verdi. sonra öğrendi ki;
Parantez doğru değildir, parentez eğridir. Parantez açılır, kapanır.
İçerisinde çok fazla kelime olursa, cümleyi unutturabilir.
Parentezin içinde noktaya yer yoktur.
 Açılan her parantez mutlaka kapatılmalıdır. 

esra hayata bir parantez açmaya karar verdi ve dedi ki (...)

DÖNÜK

için dışına döner, dışın içine döner, herşey sana döner, sen kendi etrafında dönersin. hayat döner.sen durursun. "dönük" dedik hikayemize, görkem şen  le bi yolculuğa çıktık. müzik zamansızlığa döndü, esra içine döndü,dışına çıkmaya çalıştı. sanki buraya ait olmayan bi yerde gibi buluştu görkemle, bişey yaşadılar hipnotik, derin, içerde, etkili. zamanın sınırlılığında, etrafın karmaşıklığında birbirlerine döndüler bi iş çıkardılar."dönük" dediler adına. içeri dönüp, dışarısıyla paylaştılar 2 kere